• Roberto Murat Özdemir

Siz Notu Değiştirmeyin, Ben De Hayallerimi!

“Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin bir önemi yoktur”, der; Peter Drucker.



Hedef; bireyde dinamiklik yaratır, yüksek enerji potansiyeli oluşturur ve hayata heyecan katar.

Başarı Yolu… Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası. Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı ve hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi! İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir  “0” ve “Dersten sonra beni gör” uyarısı vardı. “Neden “0” aldım?” diye merakla sordu hocasına, çocuk. “Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal” dedi, hocası. “Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız” ve ekledi: “Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.” Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü.  “Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin” dedi ve ekledi; “Ben de hayallerimi…! O çocuk bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturmakta. Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılıdır. Belki seyretmişsinizdir ( ki seyretmediyseniz seyretmenizi öneririm ) gerçek bir hikayeden uyarlanan Chris Gardner’ ın gerçek yaşam öyküsünü anlatan  The Pursuit Of Happyness ( Umudunu Kaybetme ) filminde Chris Gardner ( Will Smith ) oğlu ile birlikte basketbol sahasındadır. Oğluna yapamadığı bir şey için kızar. Sonrada “Sana kim ne derse desin dinleme, bu baban bile olsa! bir şeyi istiyorsan vazgeçme ve git al”. “Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin bir önemi yoktur”, der; Peter Drucker. Girişimcilerin başarı sırlarının temelinde hedef belirlemenin yattığını gözlemlersiniz. İnsan olarak başarı odaklı olmak, iş hayatında başarı merdivenlerini tırmanmak, zirveye oynamak isteyenlerinde hedefinde bu yatmaktadır. Başarının bir ifadesinin kısa olabileceğini düşünmüyorum. Ancak buradaki yazımıza uygun olarak bakarsak başarı, daha önceden belirlenmiş hedeflerin zamanı gelince kademe kademe gerçekleşmesidir, diyebiliriz. Bilinen eski bir söz vardır. Nereye gideceğini bilemiyorsan her yol seni oraya götürür. Ne kadar doğru bir söz değil mi? Hedefini belirlemekten uzak bir kişinin ulaşacağı yer yoktur ve hedefin olmadığı içinde yolda karşına çıkan her şartı her koşulu belirlemek zorunda kalırsın. Claude Bernard’ ın dediği gibi “Ne aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz.”  ABD’ de yapılan bir araştırmaya göre başarıya ulaşmış 100’ den fazla kadın  ve erkeğin hayatları 20 yıl boyunca incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda en başarılı kadın ve erkeklerin özelliklerine bakıldığında ilk sırada hedef belirlemek ve hedefe odaklanmak üzere 15 özelliği tespit edilmiştir. Bu kişiler arasında tanınmış Roosvelt, Henry Ford, Thomas Edison gibi isimlerde yer almaktadır. Başarı kısmından bahsederken en çok yapılan hataya bakmak lazım. O da; başarının sadece şansa bağlanması düşüncesidir. Belirli bir seviyeye gelen, aşamaların tüm zorluklarına katlananlar şans eseri o noktalara ulaşamazlar. Sadece şans demek haksızlık olur. Hedeflere ulaşmak şans işi değil, yapmış olduğunuz tercihlerin ve vazgeçmemizin sonucudur. Ana hedeflerinize ulaşırken tüm ara hedeflere ulaşmanızda yapılması gerekenleri yapıyorsanız ve en önemlisi vazgeçmiyorsanız, emin olun şans sizinle olacaktır. İşi sadece şansa bağlamak yanlış. Başarının temelinde bir hedef ve bu hedefe giden yolda yapılması gerekler bulunmaktadır. Başarının elde edilmesi tesadüflere bağlı değildir. Tesadüfen oluştuysa buna başarı demek ya da tam anlamı ile başarı olarak adlandırmaktan pek bahsedemeyiz. Birey ya da girişimci olun veya topluluk olarak hareket ettiğinizi düşünün. Bir amaca bağlanan hedefiniz yoksa sahip olduğunuz kapasite, birikim, potansiyel veya üretimler faktörleriniz tek başına bir anlam ifade etmeyecektir. Bu bir anlamda çok fazla kapıya sahip olunup, ancak anahtarların yanlış olmasına benzetilebilinir. Bir çok iş adamının, girişimcinin, iz bırakmış kişilerin ya da etrafınızda başarıyı yakalamış insanları inceleyin, biyografilerini okuyun. Hepsinin anlatımlarında ortak şu noktayı göreceksiniz; “ Küçüklüğümden itibaren daima önüme hedefler koydum ve sadece hedeflere odaklandım” Bu hedefleri yakalamak için gayretli olduklarını göreceksiniz. Hayat yoluna çıktıkları ilk günden kademe kademe o anki şartlarına göre hedefler oluşturdular. Hedeflerine ulaşmak için azimle savaştılar. Her hedefine ulaştıklarında bir üst hedefi belirlediler. Kanımca  her çocuk, her insan, konumu ne olursa olsun, kendisine makul hedefler seçerek onları yakalamaya çalışmalıdır. Bu şekilde yüksek motivasyonla çalışmak hem sizleri daha iyiye ve daha mükemmele götürecek, hem de bu yola giderken büyük mutluluk yaşatacaktır. Düzenli, disiplinli ve planlı çalışan insanlar içinde bulundukları şartları değiştirerek mutlaka daha iyi noktalara gelecektir. Görüldüğü gibi hedef belirlemenin girişimcilikte başarıya ulaşmada ne kadar etkili olduğu aşikardır. Hedef; bireyde dinamiklik yaratır, yüksek enerji potansiyeli oluşturur ve hayata heyecan katar. Yalnız dikkat edilmesi gereken ve önem arz eden nokta günümüzde bireylerin ve işletmecilerin mevcut kapasite ve şartlara uygun hedef belirlenmesinde ortaya çıkan eksikliklere önem verilmediğidir. Öncelikle başarıya ulaşabilmesi için doğru hedef belirlenmelidir. Başarı için doğru hedef seçimi şarttır. Hedef açıkça tanımlanmalı ve belirlenmelidir. Girişimcilikte hedefler ne kadar açık ve net olarak belirlenebilirse başarıya ulaşma şansı da o kadar artar. Hedef belirlendikten sonra sanki o hedefleri yaşıyormuş gibi zihinde canlandırılması gerekir. Çünkü düşünce gücü ile o anlar yaşandıkça motivasyon yükselecektir ve hedefe emin adımlara ilerlenecektir. Örneğin bulunduğunuz bölgede, sektörde üst sıralarda olduğunuzu, kazanç anlamında elde ettiğiniz yüksek ekonomik gelirler ile yeni yatırım alanlarına girişimde bulunduğunuzu düşünün. Bu yöntemle belirsiz, muallak olan hedefleri daha belirgin hale getirmiş olacaksınız.  Hedefler ölçülebilir, karşılaştırılabilir olmalıdır. Ölçülemeyen hiçbir şeyin değeri belirlenemez. Değeri bilinmeyen durumlarda da olumlu ya da olumsuz yönde gelişme olduğunu tespit edemeyiz. Hedeflerin de ölçülebilir ve değeri bilinebilir olmalıdır. Örneğin işletme olarak gelişmek, genişlemek istiyoruz. Bunun için ölçülebilir bir değer belirlendikten sonra hedefimize ulaşıp ulaşmadığımızı tespit edemeyiz. 2016 yılı sonunda sermaye gücümüzü %10 oranında arttırmak ölçülebilir bir hedeftir. %10’ un altında bir orana ulaşırsak, %8 gibi beklenenden daha düşük bir artış elde etmiş oluruz ve bunun nedenleri tespit edilip çözüm önerisi üretilmelidir gibi bir sonuca varılabilir. Doğru hedefinin doğru zamanda gerçekleştirilmesi gerekir. Açıkça belirlenmiş ve  ölçülebilir, gerçekçi ve ulaşılabilir bir hedefin başarılı olabilmesi için bu hedeflerin önceden belirlenmiş zaman diliminde gerçekleştirilmesi gerekir.  Bunu yaparken de hedef için gerekli zaman ayrılmalı ve her hedefin bitiş zamanı önceden belirlenmelidir. Eğer zaman dilimi belirlenmemiş ise bilin ki o hedef gerçekleşmeyecektir. Hedef analizinin yapılması ile belirsizlikler ortadan kalkıp belirli hale gelecektir. Her yeni hedefin gerçekleştirilmesinden sonra ise yeni hedefler koymak ve onlara ulaşmak için çaba göstermek kişiyi sürekli dinamik, heyecan dolu, hayata bağlı bir kişi durumuna getirir. Yeni hedefler koyarak lokomotif güç olan motivasyonun en üst seviyelerde olması sağlanmalıdır.  Çünkü her hedefe ulaştıktan sonra motivasyonun sona ermesi kaçınılmazdır. 1950’li yıllarda SONY firması dünyanın her yerinde genel bir yargı olan Japon ürünlerinin düşük kaliteli olması yönündeki olumsuz izlenimini ortadan kaldırmak gibi bir hedef belirlemişti. Aradan geçen yarım asrı aşkın süreden sonra görüyoruz ki bir hedefe sahip olmanın iş dünyası açısından ne kadar büyük önem taşıdığını gösteren canlı bir örnek olarak SONY firmasını gözlemleyebiliriz. Zig Zaglar, hedefin öneminden bahsederken soruduğu soru “ Başıboş dolaşan bir genelleme mi, yoksa anlamlı bir özel durum musunuz? sorusudur. Tüm motivasyon çalışmalarına bakın hedef belirlemeyi önemli bir bileşen olarak programlarına dahil ederler. Hedefe ulaşmadaki yol haritası; İyi tanımlanmış hedef önermeleri ile başlar; Hedefleri yönetebilir adımlara bölmek, Motivasyon ve  taahhüt, hatırlatıcılar ve beli rotada ilerlemek, Sık sık gözden geçirmek ve yeniden değerlendirmek ile gelişir ve nihayet vazgeçmemekle birlikte yol yeni yola başlamak için tamamlanır.

18 görüntüleme

Duyuru Grubu 

  • Instagram - Siyah Çember
  • YouTube - Siyah Çember
  • LinkedIn - Siyah Çember