• Roberto Murat Özdemir

Q’larınıza Dikkat Edin: IQ, EQ, SQ, CQ, AQ

Günümüz dünyasında bireysel yetkinlikler ve etik insan olabilmek (Polimat insan tipi) için yeni bir sözcük dağarcıklarına ihtiyacımız var. IQ ile birlikte, artık EQ, CQ, AQ ve SQ’ya dikkat etmelisiniz.


Angela Duckworth gibi düşünürler , akademik başarının en büyük aracının zeka değil, öz disiplin olduğunu öne sürmektedir. Kendimizi yönetme yeteneğimiz açısından yeni ölçütlerimiz; EQ, CQ, AQ ve SQ!


2017 Dünya Ekonomik Forumu raporunda “Sürekli öğrenme başarılı olmanın merkezinde yatıyor” denilmiştir. AQ ruhuyla, enerjilerimizi çeşitli zekalarımızı geliştirmeye odaklanmalıyız.

Howard Gardener 1983 tarihli “ Frames of Mind” kitabında Çoklu Zeka teorisini ortaya attı. Gardner, birden fazla zeka boyutunun her bir birey için benzersiz bir bilişsel profil sağladığını ve sözel, matematiksel, mekansal, kinestetik, müzikal, kişilerarası ve doğa bilimci olduğunu savundu.

Günümüz dünyasında bireysel yetkinlikler ve etik insan olabilmek (Polimat insan tipi) için yeni bir sözcük dağarcıklarına ihtiyacımız var. IQ ile birlikte, artık EQ, CQ, AQ ve SQ’ya dikkat etmelisiniz.

Bilişsel Zeka ( Intelligence Ouotient) veya IQ, zihinsel potansiyel ve akademik yeteneği ifade eder. IQ seviyemizi belirler. IQ, beynin mantıklı, gerçekçi ve sistematik olan sol lobuyla ilişkilendirilir. IQ ölçüm yöntemleri ve çalışmaları 19. yüzyılın sonlarından beri mevcuttur. Ancak 1912’de Alman psikolog William Stern, IQ ölçmek için “zihinsel yaşın kronolojik yaşlara 100 oranı” formülünü geliştirmesiyle IQ büyük hevesle kabul edildi. En çok atıfta bulunulan örnekler, her ikisinde de  IQ puanı 160 olan Albert Einstein ve Stephen Hawking’tir. IQ, uzun süredir akademik değerlendirme ve işe alma / terfi sistemlerimizde derinlemesine yerleşmiştir. Ancak günümüzde IQ’nun tek geçerli değerlendirme ölçütü olmasının yanlış olduğu diğer Q’ların daha çok öneme sahip olunduğu anlaşılmaya başlandı.

IQ – Bilişsel zekanın ilgi alanları; “Görsel ve Mekansal Algı, Bilgi, Mantık, Kısa ve Uzun Süreli Hafıza, Muhakeme ve Yargı, Gerçekçilik”dir.

Angela Duckworth gibi düşünürler , akademik başarının en büyük aracının zeka değil, öz disiplin olduğunu öne sürmektedir. Kendimizi yönetme yeteneğimiz açısından yeni ölçütlerimiz; EQ, CQ, AQ ve SQ!s

Duygusal Zeka (Emotional Quotient) veya EQ terimi ilk kez 1985 yılında Wayne Payne’in “A study of emotions: the development of emotional intelligence” (Duygular üzerine araştırma: duygusal zekanın gelişimi) isimli doktora tezinde ortaya çıktı. Bundan on yıl sonra 1995 yılında Amerikalı bir psikolog ve gazeteci olan Daniel Goleman “Duygusal Zeka kitabında bu terime açıklamalı olarak yer verdi. Kim olduğumuz, ne yaptığımız ve nasıl ilişki kurduğumuz üzerinde duyguların ne kadar büyük etkiye sahip olduğunu anlamamıza yardımcı oldu. Beynin sezgilere ağırlık veren sağ lobuyla bağlantılıdır. EQ, kendinizin ve başkalarının duygularını anlama ve duygusal bilgileri düşünme, davranış ve kişiler arası ilişkileri yönlendirmek için kullanma yeteneğidir. Goleman, duygusal zeka yaklaşımına ilişkin 4 temel boyut olduğunu açıklıyor;

  • İlki, kendinin farkında olmak. Bu ne hissettiğimizi anlamak anlamına geliyor. Kendi değerlerimizle, kendi özümüzle bağlantılı olmak demek.

  • İkinci bakış açısı ise kendimizi motive etmek ve kendi hedeflerimize, harekete geçmeye, stresi yönetmeye karşı kendimizi eğitme kapasitemizdir.

  • Üçüncüsü sosyal farkındalık ve empati kurmaktır.

  • Sonuncusu ise şüphesiz ki duygusal zeka felsefecilerinin esas silahı: bağlantı kurma yeteneğimiz, iletişim, anlaşmaya varma, başkalarıyla olumlu ve saygılı bir şekilde iletişim kurma…

EQ – Duygusal zekanın ilgi alanları; “Duyguları Tanımlama, Karşı Tarafı Anlayabilme, Karşı Tarafın Hislerini Algılayabilme, Kendini Kontrol Edebilme, Duyguları Sosyal İletişimde Kullanabilme, Kapsamlı Gözlem Gücü ve Empati”dir.

Spiritüel Zeka (Spiritual Quotient) veya SQ; duygusal zekanın bilişsel zekayla buluştuğu ileri bir zeka kriteri olarak tanımlanabilir. Beynin bilgiyi, içgüdüyü, duyguları harmanladığı ve kendine özgü, anlam arayan, iyiyle kötüyü ayırt eden bir bakış açısı yarattığı bu seviye spiritüel zeka seviyesidir. Bu nedenle beyinin hem sağ hem de sol lobuyla ortaklaşa temas halindedir.

Spiritüel zeka da duygusal zeka gibi özneldir; duygu, düşünce, gözlemleme, içgüdülere göre hareket etme gibi soyut konuları ele alır. Dünya’nın kendi kaynaklarını baz alarak, insanı ve insanlığı değerlendirirken hem bireye hem topluma odaklanmayı, bilgi ve ruh ikilisinin harmanlayarak büyük resme yönelmeyi hedefler. Nike, Ford, Boeing, Wipro ve Dabur gibi çeşitli şirketler, Spiritüel Bölümü (SQ) yönetimsel kelime dağarcığının bir parçası olarak benimsedi . Danah Zohar ve Ian Marshall’ın bu konudaki öncü kitapları , bu konuda bize farkındalık yarattı. Bir güven ve mutluluk temeli oluşturmak artık hem kurumsal hem de bireysel başarı için önemli kabul edilmektedir. Her şeyden önce, eğitim kurumları ve şirketler, yüksek bir SQ’ya sahip bireylerin, başkalarının çıkarlarını kişisel çıkarların önüne koyabildiğine inanmaktadır.

SQ – Spiritüel zekanın ilgi alanları; “Dünya’yı Anlamlandırma, Mutluluk ve Benlik Keşfi, İleri İletişim Becerisi, İfade Gücü ve Yaratıcılık, Spiritüel Bakış Açısı ve Deneyim, Bilgi ve İçgüdünün Ortak Paydada Buluşması”dır.

Kültürel Zeka (Cultural Quotient) veya CQ, Christopher Earley ve Elaine Mosakowski’nin 2004 Kasım ayında Harvard Business Review dergisinde yayınladıkları makalelerinde yeni bir zeka türü olarak tanıtılmıştır. Ardından bu makale uluslararası yani çok kültürlü şirketlerin radarına girmiş ve gün geçtikçe daha çok kullanılmıştır. Günümüzde IQ ve EQ’dan sonra en önem verilen zeka türü haline gelmiştir.

Gardner, geleneksel olarak ele alınan zekayı çok boyutlu ele almış ve “Çoklu Zeka Teorisi’nde 7 farklı zeka türüne yer vermiştir. Bunlar sırası ile müziksel zeka, dilsel zeka, uzaysal zeka, matematiksel zeka, bireyler arası zeka, bedensel zeka ve çevresel zekadır. Bazı kaynaklar ve akademisyenler, bu 7 zekanın ardından 8. olarak kabul edilen kültürel zekanın (CQ), tüm zeka türlerini kapsadığını belirtmektedirler.

Global dünyada bir adım öne çıkabilmek için eğitimlere ve çalışmalara katılarak kültürel zekamızın gelişmesine önem vermemiz gerekiyor. Etkili bir lider, kendini geliştirebilen bir insan olmak için çok kültürlü ortamlarda bulunmaya, kişilerin kültürel altyapılarını anlamaya ve ilişkilerimizde bunları göz önünde bulundurmaya ihtiyacımız var.

Yüksek CQ’lu bireyler, meraklı ve yeni deneyimlere açık, belirsizliğe daha toleranslı ve bu nedenle karmaşık sorunlara basit ama nüanslı çözümler üretebildikleri için eğitim sistemlerinde ve işyerlerinde daha çok talep görüyorlar.

CQ – Kültürel zekanın ilgi alanları; “Farklı Kültürleri Yorumlama, Merak, Liderlik, Bilgilenme, Sosyallik, Sözlü ve Sözsüz İletişim”dir.

Uyumluluk Zekası (Adaptability Quotient) veya AQ, değişime ve ilerleme hızına adapte olabilmektir. Diğer yandan AQ, az ya da çok sahip olduğunuz diğer Q’larınız “IQ,EQ,SQ ve CQ’yu” etkin olarak eş zamanlı yönetebilme becerisidir. AQ, yeni bilgileri özümsemek ve ona uyum sağlamaktan daha fazlasıdır. Herhangi bir durumda erken sinyalleri görebilmek, okuyabilmek, bunlara göre hareket edebilmek ve değiştirmek için kasıtlı bir çaba sarf etmekle ilgilidir.   AQ,  kişilik ilerlemenizde mükemmellik ve yok olma arasındaki farkı yaratacak kritik derecede önemli bir beceridir. Hızla değişen ortamlara uyum sağlama yeteneğini ölçmek, günümüz dünyasında etkin bir şekilde başa çıkmak için önemli bir ilk adımdır.

Diğerlerinde olduğu gibi AQ’da geliştirilebilmektedir. Öncelikle kendinize gerçekten gerçekleşmeden önce ne olabileceğini önceden belirlemenizi sağlayan soruları sormanız gereklidir. Değişimin kaçınılmaz olduğunu bildiğimiz için değişimin nasıl görünebileceğini ve nasıl ele alacağımızı düşünmek bize büyük bir avantaj sağlar. Diğer yandan aktif bir öğrenen olunması gereklidir. Uzmanlık ya da ilgi duyduğunuz konu ne olursa olsun, o konunuza destek çıkacak diğer konularda da aktif bilgi sahibi olmayı gerektirir.

2017 Dünya Ekonomik Forumu raporunda “Sürekli öğrenme başarılı olmanın merkezinde yatıyor” denilmiştir. AQ ruhuyla, enerjilerimizi çeşitli zekalarımızı geliştirmeye odaklanmalıyız.

Belki de AQ zekamızı geliştirmek makinelerin ve insanların birlikte yaşayacağı ve işbirliği yapacağı yapay zeka çalışma alanında bir yolda ilerlememize yardımcı olacak ve bizim de bu dünyaya adapte olmamızı sağlayacaktır.


9 görüntüleme

Duyuru Grubu 

  • Instagram - Siyah Çember
  • YouTube - Siyah Çember
  • LinkedIn - Siyah Çember