• Roberto Murat Özdemir

Gladyatör Gibi Lider Olmak!



Hayatta yaptıklarımız sonsuzlukta yankısını bulur.

Hani şu muhteşem savaş sahnesi ile başlayan, başrolünde Russel Crowe’ nın Gladiator filmini seyretmişsinizdir ( kaç kez seyrettim artık sayamadım). Tarihi Roma İmparatorluğunun Alman bölgesini ele geçirdiği savaş sahnesi ile başlayan filmi. “Roma Victor” yani zafer romanın inanışıyla savaşı kazandıkları o an. Başlarında bulunan komutanları, izleyenler bilir “Maximus Decimus Meridus” hadi kısaca maximus diyelim. Roma isimleri oldum olası uzundur.


Büyük bir ordunun sorumluluğunu üstlenen Maximus askerlerine “benimle kalın” diyerek, hepsini bir sırada tutuyordu. Bu sözle askerler hizalarından dışarı çıkmıyorlardı. Adamları, evet askerde oldukları için emir komuta zinciri olduğu için zaten sözünü dinlemek zorundaydı, diyebilirsiniz. Ancak hadi gelin filmin en baş sahnesine dönelim. Maximus, ilk sahnede askerlerinin yanına geldiğinde her bir askerin gözlerinin içine bakıyor, onlarla selamlaşıyor, üstlerini düzeltiyor. Anımsadınız mı? Askerlerinin nasıl saygı dolu gözlerle onu izlediklerini, nasıl baktıklarını! Duydukları minnet, saygı, inanç vb. ne derseniz deyin. İşte o bakış benimle kalın dediği kısımda onları bir arada tutan şey!


Sen koca büyük bir imparatorluğun başıyken imparatorun kontrolsüz hırslı oğlu yüzünden bir anda köle pazarına düşecek hale gel. Köle pazarından milleti eğlendirme savaşlarına katılan bir gladyatör ol. Acılar çeken biri olarak plan program yapmamasına rağmen bile oradakiler tarafından yine takip edilen biri olmaya başladı.

Kahramanımız, nihayet, Roma İmparatorluğun en büyük gösterilerinin yapıldığı Collezyum’ da. Şu hala bile görenleri etkileyen muhteşem tarihi yapı. Asıl amacı imparatorun yakınana gelmek ve onu öldürmek olan maximus, hedefine ulaşmak üzereydi. Bu tarihi yapıda, tarihin en büyük gladyatör savaşlarına sahne olmuş bu Collezyum’ da büyük bir gladyatör savaşına çıkıyordu. Kapılar açıldığında kendilerinden sayıca ve silah olarak üstün olan düşmanla karşılaştılar. Maximus o an tek kelime kullandı ” Bir tek bir arada olabilirsek buradan çıkabiliriz”. İşte bu tarihi söz, bu dikte, oradan zaferle ayrılmalarını ve hayatta kalmalarını sağladı. Hatırlarsanız ölürken bile adamlarının serbest bırakılmasını isteyen Maximus.


Belki menfaatleri için Sezar’ a ulaşması için orada sağ kalması için bunu yapması gerekirdi şeklinde düşünebilirsiniz. Ancak amaç ne olursa olsun takımı bir arada tutabilen, amaca dönük beraber hareketi sağlayabilen, sağlatabilen kişidir, lider. Bulunduğunuz koşullar ne olursa olsun içindeki bulunduğumuz tiyatro sahnesindeki rolünüz ne olursa olsun farkı yaratabilmeyi becerendir lider. Filmdeki kölenin şaşırıp söylediği gibi; ” insanoğlu istediği zaman imkansız yapılabilir oluşturabilir”. Bu yapı fiziki olduktan çok iç dünyanızda yapacağınız yapıdır. Öncelikle kendi liderliğimize kendimize liderliği oluşturmalıyız. Asıl amaçlarımız var. Asıl amaca giden yol, diğer küçük amaçların bir araya gelmesi ile oluşur.


Lider olmak, liderlik, ekibi yönetmek, o an söylediğiniz motive edici sözlerle olmaz. Ya da söz doğru bile olsa, ekipler doğru olduğunu bilse bile uygulamaya hemen geçmez. Liderlik süreç işidir, liderlik sözlerle değil, hareketlerinle elde ettiğin bir olgudur. Maximus’ un, ilk savaş sahnesinde “Benimle Kalın” kelimesinde ekiplerin inançla kalmalarının tek sebebi, komutanları olarak onlarla vakit geçiren her birinin gözünün içine bakan, her birini tanıyan kişi olmasından kaynaklanıyordu. Son savaş sahnesinde ” Bir tek bir arada olabilirsek buradan kurtulabiliriz” dediğinde onu gönülden dinlemelerinde oraya kadar geldikleri sürede adamlarını tanımasından saygı kazanmasından geçiyordu.


Liderlik, saygı ile, bilgi ile, o bilgiyi onlarla paylaşabilme yeteneği ile adamlarının hepsini tanımak ile onlara yön göstermekle olur. Ekibi yönetmek ile Ekibi yönlendirmek arasında fark var, unutmamak lazım. Keşke hepimiz Gladyatör Gibi Lider Olsak !



0 görüntüleme

Duyuru Grubu 

  • Instagram - Siyah Çember
  • YouTube - Siyah Çember
  • LinkedIn - Siyah Çember